OH OH YUMRUĞUNA SAĞLIK(!)

 

 

Birçok meselede olduğu gibi, üzücü bir olay da, bir şehit cenazesinde olan olaylar yine ülkemizi gruplara ayırdı.

Gruplara vatandaşlar da dâhil oldu. Bunda da etkili olan olay sanıyorum siyasilerin sözleri, açıklamaları.

Siyasi söylemler, insanları birbirine düşürüp kötü sonuçlar doğuran eylemlere dönüşüveriyor.

Toplumun önünde olan insanlar toplumu sağduyuya sükûnete davet edip yatıştırmalı oluşacak her türlü olumsuzluğa engel olunmalıdır.

Toplumu bu ve benzeri olaylarda siyasi düşünceler, siyasi olgular değil, sağduyu, insanlık, kanunlar, örf adet gelenek ve görenekler adı da verilebilecek ortak değerler şekillendirmelidir.

Geçtiğimiz günlerde şehit cenazesinde yaşanan vahim olay vicdanları yaralamıştır.

Her kime yapılırsa yapılsın bu saldırı, aslında ülkemizin birlik beraberliğine yapılmış, bu yumruk aslında ülkemizin birlik beraberliğine atılmıştır.

Zira sıkıntılı gergin bir seçim dönemi geçiren ülkemiz günlerdir bu konuyu konuşmakta, ülkemizin gerçek gündemlerine, işsizlik, eğitim, sağlık, ekonomi, hayat pahalılığı gibi gerçek gündemlere yoğunlaşamamaktadır.

Olayla alakalı Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan; ‘Şehit cenazesine giderken dikkat etmemiz gerekir. Ben şehit evi ziyaretine sorarak gidiyorum. Bunları istismara dönüştürmemize gerek yok. Burada bir gaz sıkışması var.’

MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli; ‘Bir siyasi partinin lideri nereye nasıl gideceğine kendisi araştırmalı danışmanlarına sormalı parti yöneticileriyle görüş alışverişinde bulunulmalı ve ondan sonra da eğer gitmeyi çok uygun bir zemin olarak görüyorsa her türlü ihtimalin de tedbirini alarak gitmesi lazımdır. 

Akkuzulular inançları siyasi davranışlarıyla sert adamlar. Eğer bunlara ‘Bu adam burada ne geziyor bunu sokmayın köye’ demişlerse, televizyonda yaşlı bir adam yumruk atıyor. O adama yumruk attıracak kadar ne yaptın sen Kemal Kılıçdaroğlu? Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir tatile çıkması lazım.’

İçişleri Bakanı Sayın Soylu; ‘Bir yalan rüzgarı ile karşı karşıyayız. İnanın ben bu yalan rüzgarından yoruldum. Muhtarın bilgisi ve haberi olduğunu söylüyor, muhtar açıklama yapıyor, ‘Haber yok.’ diyor. Ailenin bilgisi olduğu söyleniyor, aile açıklama yapıyor, ‘Bizim bilgimiz yoktur, artık bizi rahat bıraksın, biz dua etmek istiyoruz.’ diyor. ‘Elde sopalar vardı.’ diyor, sopalarla ilgili kimsenin bir bilgisi, görgüsü veya böyle bir değerlendirme yok. İnanın bir yalan rüzgarı ile karşı karşıyayız. Bir siyasi partinin genel başkanına üst üste bu kadar yalan söylemek yakışmıyor. Çok üzülüyorum. Bu ayıp bir şeydir. Herkesin bildiği, takip ettiği, en azından köyde insanların yaşadığı bir meseleyi alıp yolda adım atarken bir yalanla bütünleştirmek bana sadece üzüntü veriyor.’

Dediler.

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş; ‘Kılıçdaroğlu’nun önlem almadan, HDP ile ittifakı bariz ortadayken, hassasiyetin çok yüksek olacağı belli olan şehit cenazesine katılması bir provokasyon değilse ahmaklıktır. CHP ikazı anlamamış ve liderimize laf yetiştirmeye hatta camiamızı töhmet altında bırakmaya gayret etmiştir. Ülkü Ocakları, liderine yapılacak saldırılara misliyle cevap verecektir. Sabrımız taşarsa öfkemiz sel olur.’ Dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener; ‘Bilinçli olarak kutuplaştırılan ülkemizde, siyasilerin milleti germekten acilen vazgeçmeleri gerekiyor. Hiçbir oy, hiçbir koltuk milletimizin birlik ve huzurundan daha kıymetli değil’ derken, 

SP Genel Başkanı Sayın Karamollaoğlu; ‘Bu saldırı nefret ve kutuplaşma dilinin bir sonucudur. Aylardır dilimizde tüy bitti; toplumu germeyin, muhalefeti düşman gibi göstermeyin dedik ama sonuç ortada maalesef… Ayrışma ve kamplaşma ancak ülkemize zarar verir. Biz birlikte Türkiye’yiz, farklılıklarımızla bir arada yaşayarak güçlü olabiliriz.’ Demiştir.

Toplumun her kesiminden belki de 82 milyon insandan 82 milyon görüş. Bu görüşlerin ortak özelliği ise kısmen sağduyu olmakla birlikte partizancılık.

Parti görüşleri vatandaş görüşü.

İktidar ve ortakları farklı, muhalifler farklı düşüncede.

Oh oh yumruğuna sağlık dersek olan ülkemize olur. Olan ülkemizin huzur iklimine olur!

Tamam, bütün suç şehit cenazesine katılan Sayın Kılıçdaroğlu’nda olsun, fakat o yumruğu atanda, o toplumu galeyana getirende, toplumu fikren parça parça edenlerde hiç mi suç yok?

Herkes bilir. Günümüzün olayları ve değerlendirmeleri de aynı Nasreddin Hoca’nın hırsız hikâyesi.

Bir gece Nasreddin Hoca merhum ’un eşeğini çalmışlar.

Eşeksiz kalan Nasreddin Hoca merhum, önüne gelene yalnızca bu adi hırsızlık vakasını değil, çalınan eşeğinin faziletlerini de anlatıp duruyormuş.

Kimsenin de umurunda değilmiş Hoca’nın eşeği.

Her ağızdan bir ses, bir tehdit, bir nasihat…

– Kış uykusuna mı yattın Hoca?

– Kapıya niye parmaklık yapmadın?

­– Niçin eşeğin yanında yatmadın?

– Kapıyı kilitlemeyi mi unuttun yoksa?

– Sana eşek satanda suç, sana bir daha eşek vermemeli!

– Neden tedbirsiz davrandın be Hoca!

Hoca dayanamamış;

– Bre dostlar, a komşular siz hırsızdan yana mısınız, benden yana mı? Hırsızın hiç mi suçu yok?

*

Ülkemizin bir numaralı gündemi olan müessif yumruk olayındaki bütün suç Sayın Kılıçdaroğlu’na yüklendi de o yumrukçunun hiç mi suçu yok?

Ülkemize nelere mal oldu madden manen bilen var mı?

Bu yumruk ülkemizin dünya devletleri nazarındaki konumuna neler ekleyip neleri çıkartmış?

Bilen, değerlendiren, akıl eden var mı?

*

Huzur iklimin ülkemize tez gelsin Allah’ım! 24.04.2019

 

Haber – Yorum

Abdullah Sarıçiçek

 

 

Minval News

Haberin Doğru Yolu!