İSTANBUL’DAN ATILAN MİTİL

Türk siyasi tarihine yenice girivermiş olan mitil sözcüğü, siyasi duruşunu geçtiğimiz mayıs ayı başlarında MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin bir sözüyle cop diye düşüveren gariban bir kelime.

Türk siyasi tarihine yenice girivermiş olan mitil sözcüğü, siyasi duruşunu geçtiğimiz mayıs ayı başlarında MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ‘İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Maltepe ve Büyükçekmece Belediye Başkanlığı seçimleri tekrarlanırsa, ki hukuken ve ahlaken olması gereken de budur, o zaman seçim gününe kadar İstanbul’da bulunacağım, karargahımızı İstanbul’da kuracağım. Yani İstanbul’a mitili atacağım.’ Sözüyle kazanmıştır.

Mitil, yüz geçirilmemiş yatak, yorgan, yastık, minder, çok eskimiş, paçavra durumuna gelmiş yatak, yorgan, giysi vb anlamlara gelmekle birlikte bir yere yapışıp kalmak, kurulmak, kalkmamak gibi anlamlara gelmektedir.

Şimdi; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçilmiş başkanın elinden vicdanları ikna etmeyen bir kararla alınınca, yani iptal edilince yeniden seçim yapılması ortaya çıkmıştı. Bu karardan önce kendilerine Cumhur İttifakı adını verdikleri AKP MHP ortaklığının küçük ortağı MHP Genel Başkanı ‘İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Maltepe ve Büyükçekmece Belediye Başkanlığı seçimleri tekrarlanırsa, ki hukuken ve ahlaken olması gereken de budur, o zaman seçim gününe kadar İstanbul’da bulunacağım, karargahımızı İstanbul’da kuracağım. Yani İstanbul’a mitili atacağım.’ Diyerek seçimi, seçim olacak bölgenin içinden kendi partimiz adına sevk ve idare edeceğim demekteydi.

Ancak öyle anlaşılıyor ki evdeki hesap çarşıya uymadı ve sanki ortaklığın çatlayan duvarlarından su sızmaya başladı.

Su değilse bile sızan haberler ortalıkta dolaşıyor.

Anlaşılan o ki ‘emir yukarıdan gelmiş.’

‘Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır / 
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır’
 denebilir.

Elbette kader farklı işleyebilir. Ama mevzu farklı.

Hani İstanbul’da tabiri caizse, yetmiş iki buçuk millet var ya önümüzdeki seçimde yani 23 Haziran İBB seçimlerinde o yetmiş iki buçuk milletten büyük hisselerden birine sahip ‘Kürt’ denilen ülkemizin vatandaşlarının gönlünü çelmek, çalmak YSK kararında bahsedilmemiş, için milliyetçiliğin öne çıkarılması, AKP oylarını olumsuz etkiyebileceği ihtimalinden dolayı oluşan çatlaktan su sızmış, teşbihte hata olmasın.

Yani, Bahçeli’ye Devlet Bey çabalarınızı takdirle izliyoruz ancak sizin İstanbul’da çok görünmeniz Kürt seçmenleri olumsuz etkileyebilir. Bu oylardan bir kısmını bizim ittifaka kaydırabilirsek seçimi kazanırız. Şu mitil işini iptal etseniz çok iyi olur.” Denmiş.

Ee böyle dendiyse ne yapmak gerekir?

Akıntıya ters kürek çekmek mantıklı mı olur yoksa bir zamanlar çözüm sürecinde olduğu gibi buzdolabına değil ama gardroba mitili kaldırmak mı?

Bu durum cumhur ittifakını nasıl etkiler, AKP seçmeni bu duruma ne der, MHP seçmeni ne der, nasıl karşılar bu kararı şimdilik bilinmez ama sanıyorum herkes sandık başına gidince, vicdanıyla baş başa kalınca, etkisini göstereceği kesin.

İstanbul’a serilecek olan mitil bu söz üzerine ya serilmeyecek ya kıyıda köşede bir yerde, gözlerden ırakta sessizce serilecek, aktif bir hal almadan seçim geçiştirilecek…

Ya da serildiyse bile mitil derlenip toplanıp İstanbul dışına atılacak.

Bekleyip göreceğiz yol ne olacak mitil ne yapılacak.

Hadi hayırlısı…

Abdullah Sarıgül

 

  

Minval News

Haberin Doğru Yolu!