ARAP BİRLİĞİNİN KINAMASI NE İŞE YARAR?

ARAP BİRLİĞİNİN KINAMASI NE İŞE YARAR?

ABD, İsrail ve Guatemala’yı bir telaş bir panik havası kaplamış Müslümanlar bizi kınadı diye…

*

Arap ülkeleri arasındaki işbirliği ve dayanışmayı güçlendirmek, Arap dünyasını ilgilendiren konularda ortak tutum geliştirmek için 25 Eylül 1944’te İskenderiye Protokolü adı verilen protokolle birlik ortaya çıkarılmış ve böylece yirmi esas ve üç ek maddeden oluşan Arap Birliği Antlaşması imzalanmıştır. Kahire’deki ilk kurucu ülkeler Ürdün, Suudi Arabistan, Suriye, Irak, Lübnan, Mısır ve Yemendir.

Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Cezayir, Cibuti, Fas, Filistin, Irak, Katar, Komorlar, Kuveyt, Libya, Lübnan, Mısır, Moritanya, Umman, Somali, Sudan, Suriye (Üyeliği askıya alınmıştır), Suudi Arabistan, Tunus, Ürdün ve Yemenle birlikte 21 ülkeden oluşmakta.

İsrail-Filistin meselesinin çözümü, Lübnan’daki iç savaşın sona erdirilmesi, Irak’taki gruplar arasında uzlaşı sağlama gibi meselelerde rol almak istemiş,

Lübnan’da iç savaşı bitiren Taif Anlaşması’nın (1989) imzalanmasında katkı sağlamış,

İsrail’in 1967 öncesi sınırlara dönmesi karşılığında tüm Arap ülkelerinin İsrail ile ilişkilerini normalleştirmeleri esasına dayanan Arap Barış Planı da 2002 yılında Beyrut’ta toplanan Arap Birliğinde benimsenmiş.

İslam Ansiklopedisinde ise Arap Birliği için ‘Birlik siyasî, iktisadî, sosyal ve kültürel sahalarda ve savunma alanında faaliyet göstermektedir. İmzalanan ortak savunma antlaşmasına göre, herhangi bir üye ülkeye veya bu ülkenin silâhlı kuvvetlerine yapılan silâhlı saldırı, diğer ülkeler tarafından kendilerine yapılmış kabul edilmektedir.

Buna karşılık Bağdat Paktı’nın imzalanması (1955), Birleşik Arap Cumhuriyeti’nin (Mısır-Suriye) kurulması gibi bazan üyeler arasında birleşme teşebbüsleri, bazan üye devletlerin kendi aralarında anlaşmazlığa düşmeleri, son olarak da Camp David Antlaşması ve Mısır’ın İsrail’i tanıması, birliğin tarihinde ciddi bunalımlara yol açtı.’ Denmektedir.

Veda Hutbesinde ‘Arab’ın Arap olmayana Arap olmayanında Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur.’ Demektedir Peygamber Efendimiz Hz Muhammed Sallallahü Aleyhi Vesellem.

Bu mübarek kelamı bir tarafa koyduk. Arapça konuşan Arap olan ülkeler bir araya gelmiş ve Arapların ve de Arapça konuşan ülkelerin haklarını savunmak amaçmış.

Araplarda görünen o ki bu hedefe, ya da konulan bu maksada erişmek çok zor. Zira kendi aralarında bile tam mutabık kalamamışlar çok konuda.

Arap ya da Arapça dendiğinde İslam çağrışımı yapmakta tabii olarak. Ancak milliyet olarak Arap unsurunu ayağa kaldıramayan birliktelik İslam birliği adına ise zaten çaresiz.

Dünya üzerinde nerede Müslüman ülke var orada kan ve gözyaşı var.

Bu mevzuda daha geniş katılıma sahip İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) da çare üretememiş. Dünya nüfusunun yaklaşık % 23’ü Müslüman.

Arap Birliği veya İslam İşbirliği Teşkilatı ne işe yarar? Araplara ya da Müslümanlara, Müslümanların dertlerine derman olmadıktan sonra?

Müslümanlar neredeyse kan ve gözyaşı orada…

Birkaç gün önce Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde, 21 Arap ülkesi liderinin katılımıyla bir zirve gerçekleştirilmiş.

İran’ın bölgedeki müdahalelerine ortak tavır oluşturmak istenmiş, ABD’nin ve Guatemala’nın İsrail Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıması kınanmış, büyükelçiliklerin Kudüs’e taşınması “Yasadışı ve sorumsuz” olarak tanımlanmış.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ortak Deklarasyonu’nda ise, elçiliklerini Kudüs’e taşıyan ABD ve Guatemala kararlarını yeniden düşünmeye davet edilmiş, bu yapışanların uluslararası hukuk ve uluslararası meşruiyetin ağır ihlali anlamına geldiği söylenmiş.

Eee, sonra ne olmuş?

ABD, İsrail ve Guatemala’yı bir telaş bir panik havası kaplamış Müslümanlar bizi kınadı diye…

Kendine ya da din kardeşlerine faydası olmayan ve hatta kendi aralarında dahi anlaşamayan insanlar topluluğu, kimi nasıl kınarsa kınasın ne ifade eder ki…

Bence kocaman bir hiç…

Zira siz önce kendi içinizdeki meseleleri çözün dininizin gereklerini yerine getirin hele, sonra da bize laf söyleyin demezler mi?

*

Bugün 75 yaşında olan Arap Birliği, 29. Arap Birliği toplantısını 15 Nisan 2018 de Suudi Arabistan’da gerçekleştirmiş ve Suudi Arabistan tarafından “Kudüs Zirvesi” olarak adlandırılan Zirve kapsamında, Filistin konusu, Suriye, Libya ve Yemen’deki mevcut durum, İran’ın Arap dünyasına müdahalesi ile bölgesel-uluslararası diğer gelişmeler ele alınmış.

Ülkemizi ilgilendiren Suriye Irak meselelerinde ise insani, ahlaki, vicdani, dini boyut bir tarafa bırakılmış ve zirve sonucunda alınan “Suriye’de Gelişmeler” konulu kararda, ülkemizin Afrin’de yaptığı operasyonu sonlandırması, “Türk Kuvvetlerinin Irak’ın Egemenliğini İhlal Etmesine Karşı Arap Ortak Tutumu” başlıklı kararda ise ülkemizin Irak’ta bulunan askerlerini geri çekmesi yönünde karara yer verilmiş.

*

İşte böyle bir birlik…

Kime ne faydası olacak!

Hangi düşmanı düşmanlıktan vazgeçirebilecek?

 

Haber – Yorum

Abdullah Sarıgül

 

Minval News

Haberin Doğru Yolu!