HAYDİ Bİ DAHA Bİ DAHA

 

HAYDİ Bİ DAHA Bİ DAHA

 

Bir dönemlerin çok meşhur şarkısı. Hemen de hatırlayacaksınız belki de youtube’dan izleyeceksiniz.

Şarkılar bir türküler bir / Hep beraber söyleriz biz
Halaylar bir horonlar bir / Aynı sazın teliyiz biz

Gönüller bir dualar bir / Bir Allah’ın kuluyuz biz
Has bahçemiz yurdumuzdur / Aynı bağın gülüyüz biz

Haydi bi daha bidaha bidaha / Hep beraber söyleyelim
Vur şu davula bidaha bidaha / Hem çoşup hem söyleyelim

Diyordu milletvekili seçimlerinde AKP severler. Bu son seçimde yani 31 Mart belediye seçimleri ve 23 Haziranda yeniden yapılan İBB seçimlerinde bu şarkıyı hiç duymadım.

Ama şunları hep beraber duyduk.

Horon’uyla meşhur bölgenin insanlarına ötekileştirilerek, ayrıştırarak Pontus denmesini,

Aynı sazın teliyiz dense de dün, sanatçıların fikirlerini beyan ettiğinden dolayı hakir görüldüğünü, konser ya da programlarının iptal edildiğini, kayıt edildiklerini,

Gönüller bir, dualar bir, bir Allah’ın kuluyuz biz dense de; sizin, onların hep dışlanıp gönüllerden ve yakınlardan uzaklaştırıldığını, AKP’ye oy verilmesi halinde kurtuluş beratı alınacağını,

Aynı bağın gülüyüz dendiği halde gül yerine çay paketlerinin sadece AKP seçmenlerine dağıtıldığını gördük, duyduk.

Hep bu şarkılar önceki seçimlerde söylendi, sanırım insanların içine bir acı oldu bu haller ki bu seçimde, yani belediye seçimlerinde reyini farklı yönlere kaydırdı dışlanan ötekileştirilen seçmen.

Bu hal elbette insanların içine sinmedi. Mesele tam da anlaşılamadığından ya da yaşanan şoktan dolayı, bir şey olmasa da bir şeyler oldu, demek zorunda kaldı güzel ülkemin bir kısım siyasetçi zevatı.

Hatta bir kısmı “Organize sandık yolsuzluğu ortaya çıkmıştır. Büyükçekmece ile Maltepe’de mızrak çuvala sığmamaktadır. Hayali seçmen yazımı, boş arsalarda seçmen gösterilmesi, sanal binalara seçmen yerleştirilmesi, sandık görevlileri hakkındaki kuşkular, oy kaydırmaları, geçersiz oyların çokluğu, FETÖ müdahalesiyle ilgili iddialar, ıslak imzalı ve mühürlü sandık sayım-döküm cetvelleri ile sandık sonuç tutanakları ve YSK’ya bildirilen oylar arasında fahiş farklar İstanbul’da seçimi gölgelemiştir” diyerek birçok vatandaş töhmet altında bırakılmıştır.

Milletimiz diyor ki, bu İstanbul benim içime sinmedi. Burada bir şaibe olduğu kesin. Bu şaibenin giderilmesi şart, demiştir Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan da.

Aslında seçimde kaybeden demeyeyim fakat seçimde rakibinden daha az oy alarak ikinci olan iktidar partisi ve seçim ortağı, bu ikinciliğe gönülleri bir türlü razı gelmediğinden YSK’nın İBB seçim iptal ve yeniden seçim kararını tebrik edip,

Haydi bi daha bidaha bi daha  …………………………………………………

Demişlerdir muhtemelen sevinçle.

Demişlerdir ama vatandaş onlarla aynı düşünmüyordur ve onların bundan haberi yoktur. Vatandaşın tepkisinin ne olduğunu ya da ne olacağını görmek istiyorlardır 23 Haziranda.

Olan olmuştur 23 Haziranda. Fakat iktidar ve ortağının umdukları değil korktukları(!) başlarına gelmiştir.

Demokrasilerde bu zaten böyle değil midir?

Kaç aday olursa olsun birisi illaki birinci olacak ve seçilecektir.

Öyle de oldu.

Birçok badirelerden handikaplardan atlayarak zıplayarak kıvrılarak geçti bir aday ve onu Cumhurbaşkanı ve rakip aday tebrik etti.

Sayın Bahçelinin tebrik ettiğini duymadım fakat ehil ellere emanet edilmediği kaygısı olduğunu duydum.

Sonra da “Türk demokrasisi, güçlü vasfını bir kez daha göstermiştir. Sandık, şaibeden arındırılmış, ahlak ve yasa dışı müdahalelerden, oy hırsızlarından korunmuş ve kurtarılmıştır.’ Dediğini görsel ve yazılı medyada gördük okuduk.

Şunu neden söylediğini hala anlayabilmiş değilim bir izah da görmedim bununla ilgili. Zira dolaylı da olsa şaibenin ucu kendilerine dönmüş olmuyor mu?

Sandık şaibeden arındırılmış, oy hırsızlarından korunmuş ve kurtarılmıştır.

İstanbul İBB 1. Seçimlerinde 13 binden fazla olan oy farkı 2. Seçimlerde yani yeniden yapılan İBB seçimlerinde fark yaklaşık 60 kat yani 800 küsur bin oy farkına çıkmıştır. Bu halde teşbihte hata olmasın, şaibe ve oy hırsızlığı yapan kendileriymiş gibi olmuyor mu? Çünkü kazanan ikinci defa da rakip aday.

Tabiki böyle bir şey söz konusu bile olmaz, ihtimal bile verilmez fakat söylenen kelimelerden bu sonuç çıkmaz mı?

*

Partizanlıktan, sen kazandın ben kazandım, o şöyle bu böyle söylemlerinden geçip, varsa problem hukuka havale edip, dünyanın göz bebeği ülkemizde ve onun incisi olan İstanbul’umuzda kardeşçe, dostça, insanca yaşamayı öğrenelim, yaşayalım.

Hataları kusurları affedip yeniden haydi bi daha bi daha deyip sarılalım insanca bir hayata…

Haydi bi daha bi daha…!

*

Seçimler öyle ya da böyle bitti fakat gerçek gündeme ve kendimize hala gelemedik. Seçimde kullanılan yöntem yani terörist Öcalan kardeşler ve onların TRT röportajı ve mektubu…

*

Gerçi şimdilik sağanak gibi gelen, çay şeker, mazot, benzin, alkol, sigara vs zam yağmurları biraz olsun kendimize getirmeye başladı. Devamıyla kendimize iyice geliriz sanırım. (!)  04.07.2019

 

Analiz

Abdullah HOŞGÖR

 

 

 

 

Minval News

Haberin Doğru Yolu!