SAKIN SÖYLEME SAYIN DAVUTOĞLU

SAKIN SÖYLEME SAYIN DAVUTOĞLU

Kartaca, MÖ 814 yılında, Tunus yarımadasında kurulmuş olan bir Fenike kolonisidir. Fenike dilinde “Yeni Şehir” anlamına gelmekte.

Tüm zamanların en büyük askeri dehalarından biri olan, askeri tarihçi Theodore Ayrault Dodge’nin  “Stratejinin Babası”* olarak nitelendirdiği, politikacı ve general olan Hannibal buralıdır.

*

O günlerde de sosyal hayat, komşular arası ilişkiler gitmeler gelmeler varmış elbette. Ogün için S-400 füzeleri ya da F35 uçakları yoktu elbette fakat günün gerekleri neyse, strateji konum neyse ona göre hareket ediliyor, yol güzergâh belirleniyor ziyaretler yapılıyordu.

O günlerde komşu komşunun külüne muhtaç mıydı değil miydi bilinmez ama bir şekilde komşular arası ilişkiler vardı. Zaman zaman yumuşak siyasi, zaman zaman sert stratejik.

İşte o gitme gelmelerden birinde Kartaca’dan araları ne iyi ne kötü olan Roma’ya bir elçi gider.

Şöminenin başında elçi Roma imparatoruna getirdiği mesajını iletir.

Söylenmemesi gereken devlet sırrı denilen, belki de elçinin bilemediği yerlerden soru soran Roma imparatoru, istediği cevapları alamayınca, işkence yaptırma imasıyla sözden içeri sözle tehdit eder.

Elçi, basit stratejik laflarla tehditlerle ötecek bir kişi değildir.

Elini etrafında konuştukları şöminedeki ateşin içine sokar ve;

-Özür dilerim majesteleri, ne diyordunuz? Diyerek sözüne devam eder.

*

Ee nereden geldik buraya?

Meşhur politikacılardan Sayın Ahmet Davutoğlu’nun o sözü bana bu olayı hatırlattı.

Neydi o söz?

“Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz. Bizi bugün insan yüzüne çıkamazlar, açık söylüyorum. Neden mi? Gelin hafızanızı bir yoklayın.

Diyerek 7 Haziran-1 Kasım arasındaki dönemine vurgu yapmış ‘O olaylar esnasında çözüm süreci adı altında Türkiye’nin kamu düzeninin nasıl yerle bir edildiğini görme imkânı bulduk.’ Da diyerek birilerini ima etmişti.

Medyada, sosyal medyada ‘İma etme kim ne yapmış onu söyle!’ ‘Kim insan yüzüne çıkamaz?’ ‘Konuşmazsan adam değilsin’ vs gibi taraf bî taraf vatandaşın baskısı, toplum baskısı, vatandaş sesi yükselmişti.

Bu sözlerle hedefteki isimler, kimine göre Sayın Erdoğan, kimine göre Sayın Bahçeliydi.

Davutoğlu’na göre belki de daha başka birisi de olabilir.

Hatta ben bile olabilirim diyeceğim ama soğan yemedim ki ağzım koksun. Ben rahatım.

Tam bu sırada yükseklerden bir ses koptu geldi adeta bir çığ gibi.

‘Böyle bir dönemde kimse kendi çıkarlarını önde tutamaz. Kimse kendi hırsı için memleketin geleceğini tehlikeye atamaz.’ ‘Dönem fedakârlık dönemidir.’ Dedi AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan.

Af buyurun, ‘Böyle bir dönem’ sözünden kasıt ve ‘Dönem fedakârlık dönemi’ sözünden murat nedir ‘çıkar’ ne anlayamadım, anlayanlar yeri zamanı gelince şerh etsinler, fakat yine de hukukun üstünlüğü, adaleti mahza ölçü alınıp söylenecekler söylenmelidir.

Lakiiin; öyle konular da vardır ki, bu konular o konuların içine giren konulardan bir konu mudur değil midir onu bilmiyorum.

Ben şöyle bir atasözü biliyorum.

Der ki atalarımız ‘Yapan kurtulmuş da diyen kurtulamamış.’

Sayın Davutoğlu bence; siz de neyse bu gizli saklı durum naçizane fikrimdir, söylemeyin!

Ne derlerse desinler ne kadar zorlarlarsa zorlasınlar söylemekten kaçın.

İşkence yapacak değiller ya o zaten bir insanlık suçudur ki o bir hukuk devletinde asla olmaz, sakın söylemeyin çatlasın çabalasın muhataplar ve siz de gündemdeki yerinizi TT’nizi koruyun.

 

* Resimdeki yıldızlı ifadenin Sayın Davutoğlu ile yazının ise kimseyle alakası yoktur.

 

28.08.2019

İronitör & Yorum

Alp Can Bulut

 

 

 

Minval News

Haberin Doğru Yolu!