EYT’DEN KHK’LARA GÜNCEL İMTİHANLAR

EYT’DEN KHK’LARA GÜNCEL İMTİHANLAR

Dün bugün yarın… Yaratıldığı günden bu güne herkes her şekilde imtihan olmaktadır… Olacaktır da. İmtihan içinde de kişilerin sayısından fazla imtihan sorusu ile karşı karşıya kalmaktadır kendini güçlü sanan insan…

Yaşadığı zamana hükmeder kendince. Yapar eder, emir verir emir alır, kaçar atar tutar, ahkâm keser Ahkemü’l-Hâkîmîn’den (hükmedenlerin en iyi hükmedeninden) adeta kayıtsızca…

Hâlbuki her şeyi gören ve bilen Allah’tır, O Allâmü’l-guyûb’tur.

Bildirmez ki sırrı bozulmasın imtihanın…

O halde başa gelen her şey imtihan mı?

*

Ülkemiz son üç yıldır, maddi kayıplar ayrı, verilen canlar çok kıymetli bunları da ayırdığımızda, güneyde harekâtla iç içe…

Yıllardır Suriyeli mülteciler gündemi meşgul etmekte…

ABD ile ilişkiler bir sert bir ılımlı…

Rusya ile hakeza…

İran, Irak, Yunanistan, Bulgaristan hepsi farklı problem…

KKTC ile bile her konuda mutabık değiliz…

Filistin ile limoni…

Araplarla parçalı bulutlu…

Türk dünyası ile tam kucaklaşmış değiliz…

Ülkelerin Müslim gayri Müslim devletlerle, menfaat uyumu oldukça, dostluk pozları medyada…

Dışarı böyleyken içeri nasıl?

Bir sürü problem…

En sıcakları EYT, KHK…

Size EYT hakkı vermeyen ya da verenler, sizi KHK ile işinizden atan ya da KHK’yı iptal edip hakkınızı geri iade edenler…

Bir kısım Ergenekon derken bir kısım 15 Temmuz demekte…

‘Vatan haini’ ilan edilmek, vatan borcu deyip askere gidince de o sevgili vatana can vermek… Ve ‘şehit’ rütbesiyle payelenmek…

Atatürk ilkeleri, cumhuriyet kazanımları kimilerince baş üstünde tutulurken kimilerince yerle bir edilmekte…

Sevdiğiniz takım şampiyon olsa, sevdiğiniz parti iktidar olsa imtihan bunlar kaybetse yine imtihan…

Kürt, Türk, Alevi, Sünni vs kucaklaşıp tek vücut olabilmiş değil, parçalar gelişmiş pazıllardan daha girift…

İşsizlik…

Ekonomi, enflasyon…

Kâğıt üzerinde Tüik verileri güzel, gerçekte ise hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı çok farklı…

Adalet, hukuk…

Demokrasi…

Yolsuzluklar, yasaklar, yandaşlıklar…

Medyanın gösterdikleri, göstermedikleri, görmedikleri, görmezden geldikleri, işaret ettikleri, manşete koydukları…

Güçlüsünüzdür, zayıfsınızdır…

Zalim ya da mazlumsunuzdur…

Zengin ya da fakirsinizdir…

Ahlaklı ya da ahlaksız…

Sarhoş ya da ayık…

Horul horul uykucusunuzdur ya da uyanık…

Burada yazılabilecek yazılamayacak, yazılsa kiminin mutlu olacağı kiminin ateş püsküreceği, kan kusturacağı daha neler neler…

Bunlar ve daha fazlası hepsi birer imtihan…

*

‘Karıncaların yuvasını bozun, hemen onarmaya koyulurlar onu. Gene bozun, gene onarırlar. Kaç kez bozarsanız bozun, yılmazlar. Her şeye yeniden başlarlar.’ diyen Dostoyevski Mekke’de rahat bırakılmayan ve Medine’ye hicret eden Müslümanlara bakarak bu sözü söylemiş olsa çok isabetli olurdu.

Zira Mekke’den Medine’ye göç ederek müşriklerin saldırılarından kısmen kurtulmuşlardı Müslümanlar.

Ancak hâlâ kaygı ve korkuları vardı; yaşamakta oldukları Medine’de müşrikler, münafıklar, putperestler vardı, onların tehditleri, hayat yollarını kapatmaları da vardı.

Müslümanlar maddî sıkıntı içindeydiler ki hicret edenler mallarını geride bırakmış, işlerini aşlarını, eşyalarını ve hatta sevdiklerini… Ve hala bütün işler yoluna koyulamamıştı. Ellerinde olanları paylaşmalarına rağmen çok zaman açlıkla kıtlıkla yoklukla çaresizlikle sınanıyorlardı.

Bu sıkıntıların yanında İslam düşmanlarıyla yapılan savaşlar, mücadeleler de onları halsiz bırakıyordu.

Ama yıllar sonra ‘Denizi seviyorsan dalgaları da seveceksin. Korkarak yaşarsan, yalnızca hayatı seyredersin.’ demişti Nietzsche belki de onlara bakarak, bugün zorda kalanlara, darda olanlara…

Medine yeni bir başlangıçtı ve Onlar ki vazgeçmemişlerdi Peygamberlerinden, onun yolundan, dininden, imandan, Kur’an’dan…  

Biliyorlardı, Allah kendilerini denemiştir, dilediği her zaman da dener, deneyecektir.

Allah’a dayanıp güvenip sıkıntılar altında ezilmeyenler, hem dinî hem de dünyevî bakımdan hep kazanmışlardır.

“Biz mutlaka sizi biraz korku ile biraz açlık ile yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıkla deneriz. Sen sabredenleri müjdele!” (Bakara, 2/155)

Ahirette: Onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (Âl-i İmrân, 3/170) sırrına ermek, kolayca oluvermese gerek.

*

Özetle her şeyden imtihan oluyorsunuz!

Başarılar…!

10.11.2019

Faruk Bahçıvan

 

 

Minval News

Haberin Doğru Yolu!