FAZIL SAY’DAN TEPKİ: HADİ CANIM SENDE… SANATI OLMAYAN MEMLEKETLE…

Annesinin vefatı sebebiyle piyanist Fazıl SAY’ı telefonla arayıp taziyelerini iletmişti cumhurbaşkanı Erdoğan.

Daha sonra o da onu konserine davet etmişti.

Davete icabet edip Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da düzenlenen “Truva Sonatı” adlı eserinin Ankara prömiyerine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konser sonunda Say’ı protokol ile birlikte ayakta alkışlamıştı.

 Erdoğan, burada bir konuşma yaparak, “Sevgili Fazıl, gerçekten bizlere bu prömiyeri çok farklı bir şekilde takdim ettiler. Tabii şimdi Çanakkale eyvallah, İzmir eyvallah ama bir de şimdi Ankara, İstanbul lazım. Ankara’yı Külliye’deki Opera’da yapalım, diğerini, İstanbul’da da Harbiye merkezde yapalım. O da böyle güzel bir sunumla İstanbulluları ve Ankaralıları ayrıca bir daha bir araya getiririz.” Demiş aralarında sıcak gelişmeler yaşanmıştı.

*

SAY’DAN TEPKİ

Piyanist Fazıl Say, kişisel Instagram hesabında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yönelik olarak ‘açık mektup’ yazdı.“Kültür Bakanlığı’nda neler oluyor? Nedir bu sanatçılara güvenlik soruşturması? Artık tüm bunlar rezillik, ya peki verilmeyen kadrolar? Sürekli ertelenen bu durum?” diye soran Say, “Hadi canım sen de, sanatı olmayan memleketle kim, niye gurur duysun?” tepkisini dile getirdi.

Say, şöyle devam etti:

“Yıllar geçiyor, bu memleket eriyor, yozlaşıyor… Neden tiyatrocu ve müzisyen gençlerimizin önünü açacağımız yerde tıkıyorsunuz? Onca yetenekli gencimiz ne yapsın? Bu imkansızlıklarda tek çare başka ülkelere mi gitsinler? Devlet Tiyatroları, Devlet Opera Balesi ve Orkestralarda, inanılmaz kadro açıkları var, yıllardır yazıyoruz çiziyoruz, neden bu kurumları ölüme terk eden bir yaklaşım var, bütçeleri yok, kadroları yok, nasıl yapacaklar? Bir ülke sanat kurumlarından mahrum mu kalacak? Türk halkına bu mağduriyeti neden yaşatıyorlar? Neden sanatlarını dünya düzeyinde uygulamaları için hiç bir şey sağlanmıyor?

Kurumlar kötüleştikçe, memur sanatçı daha da sanatı unutup memuriyete dönüyor, sıkıcılaşıyor, maaşından başka derdi kalmıyor, vizyon ve şevksiz sanat mı olur? Bu Devlet kurumlarında on yıllardır görev yapan genel müdürler, müsteşarlar, bakanlar, bu durumlardan utanmıyor mu? Sessiz mi kalacaklar? İstifa etmeleri gerekmez mi? Biz burada utanıyoruz. Kurum dediğimiz anda, bin sorunla karşılaşıyoruz her daim. Yıllardır… Hayat geçti… Kültür Bakanı, otelleri uçakları ile, herhalde pek de önemsemiyor, sanatçıların on yıllarının şuursuzca akıp gitmesine, kimse insandan randıman almayı, insan kaynaklarını düşünmüyor.. Sonra da köhne popülizm, bıktırıcı milliyetçilik… Hadi canım sende… Sanatı olmayan memleketle kim niye gurur duysun?” t24.com.tr

 

Minval News

Haberin Doğru Yolu!