RÜZGÂR YA DA VİCDANSIZ SİYASET

RÜZGÂR YA DA VİCDANSIZ SİYASET

10 Ekim 2015 Cumartesi sabahı.

Çokların daha yataklarından kalkmaya üşenip sağdan sola soldan sağa döndüğü bir vakit.

Hainler fırsat arıyor.

“Emek, barış, demokrasi” mitingi onlara bir fırsat oluyor.

Veee… Türkiye, tarihinin en kanlı terör eylemiyle sarsılır.

*

Bir zamanlar, yani AKP ile yollarını ayırmadan birkaç yıl önce Başbakan olan Ahmet Davutoğlu, menfur Ankara gar patlamasından sonra  “Şimdi Ankara’da ki terör saldırısı sonrasında anket yaptık ve kamuoyunun nabzını tutuyoruz oylarımızda bir yükseliş trendi var.” Demişti.

O gün oyların yükselişi, halkın elem çekmesi, kanının akması, bedenlerin paramparça olması neticesinde bile olsa oy artışı sevinci yaşayan kişi bugün yollarını ayırdı ve muhalefet…

Yeni bir parti kuruldu ‘Gelecek’ vadederek dünün başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından.

Vicdansız siyaset, vatandaşının her halinden istifadeye çalışır.

*

Biri daha yollarda, uzun ince bir yol…

Bunlar rüzgâr kırıcı mı?

AKP’nin şişkin yelkeninin rüzgârını keser mi?

Kısmen belki…

*

Şöyle yazmıştı 11 Kasım 2019’da AKP’ye yakın olarak bilinen gazeteci Abdulkadir Selvi.

‘AK Parti cephesinde ise birlik ve beraberliği güçlendirmeye yönelik bir çaba seziliyor. Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül-Ali Babacan partisinin kuruluş aşamasına geldiği bir sırada Erdoğan, bütünleşme çabalarını arttırdı. 

Erdoğan, Barış Pınarı harekâtının millette birlik ve beraberlik duygusunu oluşturduğunu gördü. Oradan aldığı rüzgârla AK Parti’nin seçimlerden sonra girdiği tartışma sürecinden çıkıp büyük fotoğrafa odaklanmasını arzu ediyor.

AK Parti Genel Merkezi’ndeki toplantılardan sonra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal“Arkadaşlarımız bizi muhalefetin dili ile eleştiriyor. Bu doğru değil. Arkadaşlar, Barış Pınarı harekâtı ile iyi bir ivme yakaladık. Bunu sürdürmemiz lazım”

Bu günlerde Metropoll anket şirketinin yaptığı ankete göre Suriye’nin kuzeyine yönelik yapılan Barış Pınarı Harekatı sonrasında AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan destek 3,7 puan artış gösterdiği ortaya çıktı.

Ünal’ın, “Arkadaşlarımız bizi muhalefetin dili ile eleştiriyor. Bu doğru değil. Arkadaşlar, Barış Pınarı harekâtı ile iyi bir ivme yakaladık. Bunu sürdürmemiz lazım” sözü anketlere böyle yansımıştı.

*

Yani bunlara bakılarak yapılan operasyonlar, toplumsal olaylar, terör olayları parti lehine oluşmuş, kullanılabilirliği olan bir rüzgâra dönüştürülmüş, dense yanlış mı olur?

*

Bu tür vakalar, ya da askeri operasyonlar, iktidardaki partilere artı oy olarak yansıyorsa ve bu parti yöneticilerini sevindiriyorsa çok tehlikeli bir durumla karşı karşıyayız demektir, Allah korusun!

Ülkemizin dünya barışı adına söz sahibi olması hem dini, hem kültürel hem de devlet geleneğine sahip olma bakımından en çok ülkemize yakışır.

Layıkıyla da yapar.

Bu etik olarak, yelkenlere rüzgâr yani herhangi bir siyasi partinin yelkenini şişirmeye yarayan rüzgâr olarak asla kullanılmamalı.

*

Rüzgâr AKP tarafında zayıfladı mı?

Bilmiyorum…

Fakat tam bu sırada, rüzgâr oluşsun ya da geminin yelkenlerini şişirsin diye yapılmadığını umduğum, Libya meselesi gündeme yerleşti.

Çok şey konuşulsa da çok şey bilinmiyor. Libya aslında bizim için karanlık bir çöl şimdilik. Çöl fırtınası, kum fırtınası, çölde kutup ayısı her şey olabilir…

Gemiye yelken şişirten bir rüzgâr mı su aldıran dev bir dalga mı zamanla öğreniriz bunları…

*

Ve yeni bir rüzgâr…

Bu rüzgâr için, 1977 yılı sonundaki ‘Güneş motel olayı’ benzetmesi yapılsa da ucundan esmeye başladı rüzgâr. Yelkenler şişiyor gibi…

Başka çaremiz yok, yatırım ödeneği alamıyoruz, projelerimiz onaylanmıyor, para akışı yok mecburen… diyor transfer olanlar belki de…

Ya da biz zaten AKP sevdalısıydık diyorlardır…

Bu rüzgârın ne kadar etik ne kadar sağlıklı olduğunun cevabı ise halkın vicdanında.

Her AKP grup toplantısında ise ‘transfer’ töreni olacakmış.

Ve ilki…

14 Ocakta yapılan grup toplantısında CHP’den 1, İYİ Parti’den 1, Saadet Partisi’nden 1, 2 de bağımsız olmak üzere 5 belediye başkanının AK Parti’ye katılım töreniyle oldu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP Genel Başkanı olarak o törende, ‘Her zaman ifade ettiğim gibi yüreğinde vatan sevgisi, millet sevdası olan herkese kapımız açıktır. Biz küçük hesapların değil milletimize hizmet etme derdindeyiz. Bu kardeşlerimiz mahalli idareler alanında belki de en tecrübeli, en donanımlı, en gayretli siyasi partinin yeni neferleri olarak beldelerine daha büyük adanmışlıkla hizmet edeceklerdir” diye konuştu.

Sevenlerine, takipçilerine yeni bir motivasyon…

Belki parti yelkenlerine yeni bir rüzgâr…

Her grup toplantısında…

Gemi yolcuları, gemi çalışanları bu rüzgârda üşütmezler umarım, şaka bir yana, bu adı konmamış yeni bir rüzgâr.

Şu belli değil…

Bu rüzgârın gemiyi nereye götüreceği.

Seçim limanına kadar dalgalara nasıl dayanır, limana sağ salim gider mi gitmez mi beklenip görülecek…

Şimdi rüzgâr yelkeni şişiriyor…

*

Barış Pınarı bölgelerinden gelen şehit haberlerinin iktidara, dolayısıyla da onun yelkenlerini şişiren rüzgâra zarar verebileceği de akıldan uzak değil.

 

18.01.2020

Abdullah HOŞGÖR

 

Minval News

Haberin Doğru Yolu!