ÇAM KOZALAKLARI PATLAYARAK YANGINA SEBEP Mİ OLUYOR?

Çam kozalaklarının patlayarak yeni orman yangınlarına neden olduğu iddiası

Bulgular

Kozalağın patlamaya uygun bir yapısı yok. Nokta yangınlarına neden olan da kozalakların patlaması değil.

Kozalaklar, ancak eğimli arazide yuvarlanarak yeni yangın başlatabilir.

Geçtiğimiz günlerde etkili olan orman yangınları sırasında birçok yayın organı, yangınların çoğuna sıcağın etkisiyle patlayan kozalakların neden olduğunu söyledi. Bu bilgi fazla tartışılmadan doğru gibi kabul edildi ve hızla ezbere dönüştü. 

kozalaklarin patladigi iddiasi instagram

Kızılçam kozalaklarının çabuk yandıkları doğru; ancak patlamak gibi bir huyları yok. Şöminede veya odun sobasında çıra olarak kullanılabilirler, tam da bu yüzden orman yangınları sırasında olağan şüpheli haline gelmiş olabilirler. Kozalaklar yanarken çıkardıkları çıtırtılar da bu yanlış bilginin yerleşmesini kolaylaştırmış olabilir.

Kozalaklar patlayamaz

Çam kozalaklarının patlayıp uzaklara savrularak yeni yangınlara neden olması mümkün görünmüyor. Ormancılık literatüründe böyle bir bilgi yer almıyor.

Teyit’in ulaştığı Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesinden Prof. Dr. Ertuğrul Bilgili ve Dr. Kadir Alperen Coşkuner de, kozalakların patlayıp uzak mesafelere fırlayarak yeni yangınlar oluşturabilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Akademisyenlerin verdiği bilgiye göre, kozalakların infilak edebilmesi için içerisinde yoğun gaz birikmesi gerekiyor. Orman yangınlarında oluşan sıcaklık ile sadece bazı kozalak karpelleri açılabiliyor, bu durumsa büyük bir patlama etkisi oluşturmuyor.

Bilgili ve Coşkuner orman yangınlarında duyulan patlamaya benzer seslerin büyük çoğunluğunun, yangın esnasında ısınan odun materyallerinin içinde biriken gazın bir boşluk bularak serbest kalması esnasında açığa çıkan tıslama, ıslık veya patlama şeklinde seslerden kaynaklandığını söyledi. Bu seslerin bir patlama ile ilişkilendirilmesi ise doğru değil.

Ağaçlarda kapalı duran kozalaklar, belirli sıcaklıklarda açılabilir; ancak Prof. Dr. Ertuğrul Bilgili ve Dr. Kadir Alperen Coşkuner bu durumun patlamadan tamamen farklı bir durum olduğunu söylüyor. Kızılçam ormanlarında yangınlardan sonra olgun ve kapalı kozalaklar açılarak içindeki tohumlar, yangınla beraber organik maddelerin tükenmesiyle toprak ile buluşuyor. Orman zeminindeki dökülmüş ibre ve humus tabakalarının yanarak kül haline dönüşmesi sonucunda kozalaklardan dökülen tohumlar için ormanda iyi bir çimlenme ortamı oluşuyor. İlk yağışlarla birlikte yanan alanlarda toprak, bitki besin maddeleri açısından zengin bir duruma geliyor ve çimlenmeler oluşuyor. Böylelikle kızılçam fidanları için optimal bir yetişme ortamı sağlanıyor. National Geographic, orman yangınları sırasında açılan kozalakların, doğanın döngüsünün bir parçası olduğunu söylüyor. 

Sosyal medyada karşımıza “kozalak patlaması” olarak çıkan videolar ise patlama değil, nokta yangınları. Nokta yangınları ana yangının çevresi dışında, uçuşan kıvılcımlar veya közler tarafından ateşlenen yangınlara deniyor. 

Benzer şekilde Karabük Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Kavgacı da kozalak patlaması diye bir şey olmadığını ifade etti. Nitekim Kavgacı kozalağın içinde bulunan reçine gereği patlamasının fiziğe de aykırı olduğunu belirtti ve kozalak yandığında çıraların tutuşmasından dolayı halk arasında bu olayın “patlama” olarak düşünülüyor olabileceğini sözlerine ekledi.

Nokta yangınları nasıl başlar?

Orman yangınlarında ısının iletimi, konveksiyonradyasyon veya kütle taşınımı ile gerçekleşiyor. Kütle taşınımı yanan bir maddenin bulunduğu ortamdan daha uzak bir yere havadan taşınımını ifade ediyor.

Orman yangınlarında taşınan ve diğer nokta yangınlarına neden olan başlıca maddeler yapraklar, ince dal ve kabuk parçaları. Bu materyallerin yanar halde ya da kor halinde sıcak hava ile birlikte orman yangınlarında oluşan konveksiyon sütunu içerisinde yükselip daha sonra rüzgârla başka alanlara taşınması sonucu nokta yangınları gerçekleşebilir. Kozalakların başka bir alanda yangın çıkarması ancak çok eğimli arazilerde yanarak yuvarlanan kozalaklarla olabilir. 

Nitekim Teyit’in ulaştığı Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu da yanar veya kav halindeki ibre ve kabuk parçalarının rüzgar etkisiyle taşınıp yeni yangınlar çıkarabileceğini vurgularken kozalaklarla ilgili ise, içinin nemli yapıya sahip olmadığı için patlamasının mümkün olmadığını belirtti.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesinden Prof. Dr. Doğanay Tolunay da özellikle maki bitkileri ile kızılçam iğne yapraklarının kor halinde kolaylıkla uzun mesafeler taşınabileceğini, aşırı sıcak ve kuraklık nedeniyle tutuşma sıcaklığı azalmış olan yerlerde yeni yangınlar başlatabileceğini belirtti. Tolunay, ince ve reçineli materyallerin odunsu maddeye göre daha kolay tutuşabildiğini, rüzgarla taşınan korların yüzlerce metre uzakta yangınlar başlatabildiğini açıkladı. Ayrıca ana yangının ilerleme yönünde radyasyon yoluyla ısı transferinin olması halinde de nokta yangınlar başlayabiliyor dedi.  

2008’de Antalya’daki Büyük Serik-Taşağıl’da meydana gelen yangın sırasında, asıl yangın bölgesinden sekiz kilometre uzakta nokta yangınları tespit edilmişti. Nokta yangınları ile tespit edilmiş en uzun mesafe ise 40 kilometre. Mesafe, 2009 yılında Güneydoğu Avustralya’daki gerçekleşen 450 bin hektarlık alanı etkileyen yangında kaydedilmiş.

Yani yanan ya da kor halindeki kozalaklar, ancak rüzgarla taşınırlarsa yeni yangınlara neden olabilir. Nokta yangınlarına ille kozalaklar yol açmak zorunda da değil. Bu yangınlara ekseri yanmış yaprak, dal ya da ağaç kabuğu gibi rüzgarın kolaylıkla taşıyabildiği parçalar sebep oluyor. 

Kaynağa git

Minval News

Haberin Doğru Yolu!