İSTANBUL’UN YENİDEN FETHİ

 

 

‘İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.

*

İslam tarihinde ilk İstanbul kuşatması, Hz. Muaviye (ra) döneminde hicri 49 yılında gerçekleşmiş.

Emeviler, Abbasiler, Osmanlılar…

1453’te Fatih Sultan Mehmet Han mazhar olur hadisin müjdesine…

*

Hadis’e mazhar olan İstanbul’un kapılarını İslam’a açmak, Müslüman olarak, tabii olarak, üstlendikleri irşad tebliğ ve cihad görevinin gerektirdiği hali yaşatma…

İstanbul’u fethetme amacı İslam’ın bayrağını İstanbul semalarında dalgalandırma…

İstanbul’u fethetme amacı, irşat ve tebliğ, iyiliği anlatma kötülüklere mani olma…

İstanbul’u fethetme amacı cihat, kötülüklere haksızlıklara zulme dur deme…

*

İstanbul şimdi bir İslam beldesi…

İstanbul şimdi bir Türk beldesi…

İstanbul şimdi bir cumhuriyet beldesi…

Ancak İstanbul şimdilerde, kıran kırana yaşanan, ayrıştırmaya, parçalanmışlığa, bölünmüşlüğe, birilerinin itilip kakılmasına, birilerinin horlanıp hakir görülmesine sebep olan demokratik özellikleri kaybolmuş bir harman…

Seçim harmanı…

*

Bizim her haliyle bir olmaya birlik olmaya ihtiyacımız var…

Etrafımızda dost neredeyse hiç yok…

Ekonomimiz evlere şenlik…

Toplum yapımız, insanımız, sağ olsun siyasilerin ve siyasi partilerin katkılarıyla paramparça…

Bir de ülkemiz yaşamış olduğu hain darbe illetinden sonra yaşanan olumsuzlukları hala aşamamışken seçim üstüne seçim…

Hele yaklaşık 6-7 aydır hep seçim…

Yat seçim,

Kalk seçim…

Düğün seçim…

Ramazan seçim…

Bayram seçim…

Olmaz, olmamalı… Bu böyle olmamalı…

*

Biz yoksa zamanı mı karıştırdık?

Hadisi mi yeni okuduk?

Okuduğumuzu yanlış mı anladık?

“İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” Dediğinde evet İstanbul Konstantinopol idi. İslam yoktu orada.

1453 yılında Fatih Sultan Mehmet Han bu işi halletti.

Şimdi İstanbul yeniden fethedilmeyecek…

Partiler ordu değil, belediye başkanı ya da devlet başkanı fetih yapacak kumandan değil, seçmen ya da parti üyeleri de bu manada asker değil…

Muhalifler, siyasi partiler Bizans imparatorluğunun askeri değil,

Pontus değil, Rum değil…
Küffar hiç değil…

O zaman bu neyin savaşı…?

Bu hoyratlık, bu hak tanımamazlık, bu hukuk gözetmemezlik nedir?

Bu faşizan düşünceler ne adına hortladı?

Hani Arap’ın Acem’e Acem’in Arap’a üstünlüğü takva ileydi.

Hani yaratılan yaratandan ötürü seviliyordu?

Milliyetçilik (menfi) hani ayaklar altına alınmıştı?

Bu kırıp dökme, bu yıkım ne için?

Ne adına yapılıyor?

Ne umuluyor?

Bilmediğimiz, bilmememiz gereken(!) hangi amaçlar var?

Ülke ve milletin hangi menfaati adına yapılıyor?

İman ve İslam adına mı yapılıyor?

Kur’an ve sünnet adına mı yapılıyor?

Allah ve Resulü adına mı yapılıyor?

Yapılacak olan sadece bir belediye başkanlığı seçimi…

*

Yoksa ‘İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.’ Hadisini siz de mi yeni duydunuz!

ACI TEBESSÜM

-Allah bu Hristiyanları kahretsin, Allah’ın Peygamberini hunharca zalimce işkence ederek öldürmüşler, diye bağıran ham softa kaba yobaz adamın yanına yaklaşan bir tanıdığı,

-Hayırdır ne bu halin? diye sorar.

Heyecanından hiçbir şey kaybetmeyerek,

-Duymadın mı o zalimlerin yaptığını, Hz İsa’yı çarmıha gerip öldürmüşler! Der adam.

Gülümseyen tanıdığı:

-Bir dakika o olay yeni değil ki, o olay olalı 2000 yıl oldu! der.

Ham softa kaba yobaz adam:

-Olsun, ben yeni duydum! 

 

Haber – Yorum

Abdullah Hoşgör

08.06.2019

Minval News

Haberin Doğru Yolu!