AYAKLARI YERDEN KESEN MÜJDE

AYAKLARI YERDEN KESEN MÜJDE

Başta elektrik, doğal gaz, petrol ürünleri, akaryakıt, otoyollar, köprüler, sigara ve içkiler, temizlik, temel gıda maddeleri, posta hizmetleri derken günlerdir zam yağmurları altında sırılsıklam olup ıslanmadık yerimiz kalmadığı bir gün, serinleyen havalarla birlikte yağan yağmur şok etkisi meydana getirip bir dinçlik verdi naçiz ve yorgun vücuduma.

Garipseyebilirsiniz ama galiba zamlardan zevk almaya başlamıştım.

Çok hoşuma gidiyor gülüyordum kimsenin görmediği anlarda. Kimseciklerin olmadığı görmediği yerlerde… Zira neme lazım gören olur da deliye çıkar adımız.

Çekemem bunu…

Neyse…

Yağmur, zam yağmuru – Bond James Bond der gibi oldu dimi– kendime getirmişken beni, birden sorgulama yapmak için beynim zihnim harekete geçti.

Neden diye?

Niçin diye?

Çok soru soranı ya da kontrolsüz, denetimsiz, müsaadesiz soru sorulmasını yetkililer istemez ben de istemem. Onunçün sormadım ben de sadece zihinsel beyinsel faaliyet.

Beyinli insan olmak ne kadar güzel!

Gerçi bazı dış ülkelerde bu ve benzerleri de suç… Düşünce suçu

Tam da bunları ve zamların birbirini tetikleyen etkilerini düşünüp yorumlarken iç dünyamda, iki açıklama mesajı düştü telefonuma.

Biri karayolları zamlarıydı ki hiç ilgilenmedim zira hep hava yolunu kullanıyorum.

Diğeri ise EPDK’dan gelen açıklama.

İşte bu dedirten bir açıklama.

Diyorlar ki özetle; tamam zam yapmaya yaptık iki üç ay gibi bir zaman dilimi içinde iki defa ama bu sene bir daha zam yapmayacağız yani yaklaşık iki buçuk ay zam yapmayacağız.

Aklımdan, devletimizin her kurumu bu yıl zam yapmayacağını açıklasa vatandaş ne yapar acaba? Diye geçirdim aklı olan her âdem balası yani insanoğlu gibi.

Karayolları, posta hizmetleri, THY, halk ekmek vs…

Bak, zam yapan kimlerse adları bile aklıma gelivermedi nasıl şaşırtmış beni zam yapmayacağız mesajı…

Yoksa bu zamcılar hain dış güçler de ondan mı isimleri aklıma gelivermedi… Öyleyse vay hainler vay! Vay zalimler vay, dayandığınız baston kırılsın inşallah…

Şu da belki olayı anlamamı zorlaştırıyor.

Çalışanlara emeklilere yüzde üç dört gibi astronomik zamlar verilirken sendikaların insanüstü gayretleriyle, enflasyon tek haneye düştü, açıklamalarına bıyık altı gülüp yapılan zamların maşallah yüzde on beş yirmi gibi komik oranlarda yapılması, market raflarının ve pazar tezgâhlarının anlamamı güçleştirdiğini anladım.

Sadede gelelim zam yapmayacağız mesajının bende oluşturduğu tsunamiye.

Sevinçten mi üzüntüden mi bilemedim ne yapacağımı.

Ayaklarım yerden kesildi.

Kendimden geçmişim.

*

Aksakallı bir piri fani ve önünde tüyleri yeni çıkmış bıyığında tarak durmayan bir badem bıyık taklitli genç.

Bir şeyler konuşuyorlar.

Genç kendince bir mazeret buluyor ve aksakallının sözüne cevap olarak.

Ayıp belki ama sizden saklayamayacağım az daha yaklaşıp kulak kesildim. Mesele ne ola ki diye.

Diyor ki badem bıyık taklitli bıyığında tarak durmayan tıfıl genç; üzüntülü bir eda ile ve kendine acınmasını isteyen bir tavırla, babasının Cuma günü öldüğünü, cumanın mübarekliğini de lafın içine katarak aksakallıdan işine yarayacak bir söz almaya çalışıyor.

-Ey güngörmüş adam söyle bana, babam cuma günü öldü öbür tarafta nasıl karşılanır?  Diyor.

Ak sakallı da ona:

-Babacığın namaz kılar mıydı? Diyor.

Hayırlı evlat;

-Hayır! Ama cuma günü öldü…

-Kumarı içkisi var mıydı?

-Vardı ama cuma günü öldü…

-Yalan söyler miydi?

-Evet, ama cuma günü öldü…

-Hovardalığı var mıydı?

-Evet, ama cuma günü öldü…

Aksakallı soruları karşısında badem bıyık taklitli bıyığında tarak durmayan tıfıl gencin cevaplarından memnun kalmayıp sakalını sıvazlayarak başını iki yana sallayıp;

-Cuma günü ellemezler ama Cumartesi anasını bellerler, diyor.

*

Birden kendime geliyorum.

Yine kafamda ekonomik mekonomik trajikomik, sosyolojik sorular uçuşuyor. Yılbaşına kadar ekonomi düzelecek mi, fabrikalar üretime yetmez hale gelecek mi, işsizlik bitecek mi, işçi, memur emekli madden manen muasır memleket seviyelerindeki seviyedaşlarıyla aynı hatta onları geçik bir konumda mı olacak diye…

Olumlu cevap veremedim kendi kendime…

*

Yılbaşından sonra…

Deyip gizli gizli değil artık aşikâr olarak gülmeye başladım… 

 

07.10.2019

Alp Can Bulut

 

Minval News

Haberin Doğru Yolu!