#EvdeKalTR YA DA…

‘Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın’ diye bir mesaj geldi akşamüstü telefonuma. Göndericiyi bilemedim fakat merkezi bir sistemden gelmişti.

Koronavirüsün herkese kudurmuş bir canavar gibi saldırdığı ve uzmanların, ülke yöneticilerinin #EvdeKal uyarılarının yapıldığı bir dönemde yapılmış olması, insanlara bu uyarıcı mesajla da bir hatırlatma yapılıyor diye düşündüm.

Hatta telefon hattımın iletişim şirketi de evde kalmayı özendirmek ya da hatırlatmak için çekim alanında EvdeKal Tr paylaşımını yapıyordu.

*

Yaklaşık altı yedi sene önce de bu ‘kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın’ mesajı yine belki böyle bir günde belki de bir sağlık haftasında camide hutbe olarak verilmişti.

Google’de tarama yaptığınızda bu mesajın ayetten bir bölüm olduğu görülmekteydi ve ayetin tamamı ‘Allah yolunda harcama yapın; kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin, kuşkusuz Allah iyilik edenleri sever.’ (Bakara Suresi 195) şeklindeydi küçük meal farklılıklarıyla.

Ancak bana gelen Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın kısmı aynıydı.

*

Rivayetlere göre 669 yılında Emeviler devrinde Abdurrahman b. Velid kumandasındaki İslâm ordusu, Kostantiniyye’ye yani İstanbul’a sefer yapmışlardı. Ebu Eyyub el-Ensarî Hazretleri de ilerlemiş yaşına rağmen sefere çıkan askerler arasındaydı.

Rumlar şehrin surlarına arkalarını dayamışlardı. Müslümanlar da onların karşısına büyük bir orduyla çıkmıştı.

Müslümanlardan bir adam, Rumlar’ın üzerine açıktan hücum etmişti. Onu o halde gören arkadaşları:

Ona ‘Kendini tehlikeye atıyor.’ Demişlerdi.

Bu olanları duyan Hz. Ebu Eyyûb el-Ensarî:

-Ey Müslümanlar! Bu âyet biz Ensar topluluğu hakkında nazil oldu.

Allah (cc) dinini izzetli kılıp, İslam’ın yardımcıları çoğalınca, iman edenler sayıca çoğalınca biz de, bizim mallarımız zayi oldu, mallarımızın başına geçsek de onları ıslah etsek diye bir düşünce oluşmuştu.

Bunun üzerine Allah (cc) ‘Allah yolunda harcama yapın; kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin, kuşkusuz Allah iyilik edenleri sever.’ (Bakara Suresi 195) ayetini indirdi. Bizim bu düşüncemizin doğru olmadığı konusunda bizi uyarıyordu.

Asıl tehlikenin, mallarımızın başında oturmak ve onları ıslah etmeye çalışmak, onlarla meşgul olmak istememiz olduğunu ikaz etmişti.

Çünkü Allah (cc) bize savaşmayı emretmişti.

Yani Allah için cihadı, emri bil ma’ruf nehyi anil münkeri, ila’yı kelimetullah’ı emretmişti.

*

Bu mesaj yeni nazil olmuş gibi taze.

Sağlık yönünden hıfzıssıhha kurallarına uymak bugün çok daha ehemmiyetli.

Ancak; Hz. Ebu Eyyûb el-Ensarî’nin uyarısının günümüze bakan bir yansıması da yok mu?

*

Evet, her halükarda konumunuzu ve içinde olduğunuz durumunuzu düşünüp; ‘kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.’

İlahi mesaj her gün ve her daim taze…

*

Emri bil ma’ruf nehyi anil münker nedir?

Kısaca iyiliği emretme kötülükten alıkoyma demektir.

‘Bir toplumda ma’rûfu emreden, kötülükten menedenler olmazsa giderek münker olan işler birer kural haline, bir yaşama biçimi haline gelirler. Şeytanlar hak ile bâtılı karıştırır, doğruyu bozarlar; insanlara Allah’ı unuttururlar.

Böyle bir toplumda Müslüman’ın tavrını yine âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber (s.a.s.)’in şu buyruğunda bulmak mümkündür:

“Sizde iki sarhoşluk ortaya çıkmadıkça Allah tarafından gelen hak din üzere devam edersiniz: Cehâlet sarhoşluğu ve dünyaya aşırı düşkünlük. Siz iyiliği emreder, kötülüğe engel olur ve Allah yolunda cihad ederken içinizde dünya sevgisi oluşuverince iyiliği emretmez, kötülüğe engel olmaz ve Allah yolunda cihadı bırakırsınız. O gün Kitap ve sünnetin emirlerini yaymaya çalışanlar Ensâr ve Muhâcirlerden İslâm’a ilk giren kimseler gibidirler” (Bezzâr, Mecmau’z Zevâid, VII, 271); “İyileriniz zâlimlerinize yardakçılık eder; Fıkıh kötülerinizin, saltanat da küçüklerinizin eline geçer. İşte o zaman fitnenin hücumuna uğrar ve birbirinize düşersiniz” (a.g.e., VII, 286); ”(Bu durumda ise) açık günahlar herkese zarar verir, kötüler iyilere musallat olur, iyilerin de kalbi mühürlenir, lânetlenirler. Fitne günlerinde ise sabırlı olmak ateşi kor halinde elde tutmak gibidir” (Kenzü’l-Ummâl, II, 68-78)’ ( S. İslamiyet )

26.03.2020

Faruk BAHÇIVAN

Minval News

Haberin Doğru Yolu!