DE DE İNANDIR BİZLERİ

DE DE İNANDIR BİZLERİ

İlk günlerde topa girecektim yani olayın patladığı günlerde yazayım dedim ama fırsat olmadı sonra da gerek kalmadı. Fakat olaylara başka bir bakış açısıyla bakayım, bakalım diye topa girdim.

Deniyor ki baro başkanlarıyla başı dertte olan barolar birliği başkanı dün atıp tuttuğu siyasi güç ile bugün barolar nazarında kol kola.

Kol kola olmaktaki amacı nedir onu da kimse bilmiyor…

Kimine göre bakanlık bekliyor, ama sanmıyorum. Ama olabilir olmaya da bilir fakat olsa da olmasa da bir şeylerin olduğu kesin…

Konu özetle şöyle. Baro başkanları, barolarla ilgili yapılacak düzenlemeyle alakalı yasa tasarısına karşı başlatılan ‘Savunma Yürüyüşü’ sürecinde Ankara’ya girişte polisin ‘Dur!’ ikazıyla karşılaşıyorlar… Avukatların polislerle olan itiş kakış dakikalarında Anıtkabir’de çekilen fotoğrafı paylaşan Feyzioğlu, baro başkanları tarafından protesto ediliyor.

Bu süreçte baro başkanlarının yanında olmadığı belirtilen TBB başkanı Feyzioğlu’nu istifaya davet ediyor barolar.

Baro başkanlarının arkasını döndüğü, barolardan ve kendini seçenlerden kopan, kişisel tutumları ile barolar nezdinde güven kaybına uğrayan, kendini seçenlerin temsilinden vazgeçmiş bireysel davranmayı hak gören TBB Başkanı’nın yapması gereken en doğru davranış istifa etmektir. Kendisine oy veren kitleden ve önceki çizgisinden hızla uzaklaştığı görüntüsü veren TBB Başkanı, yasa teklifine karşı mücadele eden barolar ve avukatların mücadelesine gölge etmemeli görevinden istifa etmelidir, diyorlar.

TBB Yönetim Kurulunun ve 80 baronun kurumsal iradesiyle çatışan, defalarca yapılan yazılı ve sözlü uyarılara rağmen meslektaşlarının yanında değil, gücün yanında görüntü veren TBB Başkanının yapması gereken en doğru davranış istifa etmektir. Avukatlardan ve barolardan tamamen kopmuş olan TBB Başkanını daha fazla hukuk hasarına yol açmadan acilen istifaya davet ediyoruz,  diyorlar.

Başkan da ‘Neden baro başkanlarına destek vermek yerine Anıtkabir’e gittiniz?’ sorusuna, ‘Biz o yürüyüşe katılmak istemedik. O da bizim hakkımız. Her dünya görüşünden insanın gittiği bir yer Anıtkabir. Benim önerdiğim programı bazı baro başkanları tasvip etmedi.’ diye cevap veriyor.

‘İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?’ sorusuna ‘İstifa etmemi gerektiren herhangi bir durum yok. Benle ilgili değil. Ben kanun koyucu değilim.’ Diyor.

Kırıldım küstüm beni dinlemediler ben de onların yanına gitmedim demekle olmaz.

Bence sayın başkan şunları de…

Arkadaşlar bizim kültürümüzde bir başarısızlık bir yıkım olduğunda, yönetiminde bulunduğumuz ekip başarısız ya da beceriksiz olduğunda istifa etmek diye bir adet yoktur, örf yoktur hadi dağılın bakiyim, de…

Ne yani, bir askerimiz şehit olduğunda savunma bakanı, turizmle alakalı sıkıntılar ortaya çıkınca turizm bakanı, orman yangınları olduğunda ormanlarla ilgili bakan, covid-19 da birçok insanımız öldü, ölümleri engelleyemedim diye sağlık bakanı, ekonomide kötü gidiş olunca maliye bakanı, işsizlik genç işsizlik artınca çalışma bakanı istifa ediyor mu da ben istifa edeceğim de…

Mesela, Türk-İş’in 2019-20 kamu işçisi zammı için bir araya geldiği 200 bin işçinin zam pazarlığı görüşmeleri sırasında bir kesimin, işçilerin kendilerini sattığını iddia ettikleri Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın mikrofonu açık kalınca Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a dönerek “Uzasa işi karıştıracağız. En azından kapattım böyle” dediği sözler medyaya yansıdı ve büyük tepki çekmişti.

Bu tepkiler üzerine bak sayın başkan, sendikacı Atalay ne diyor…

‘Bana saldıranların yüzde 90’ı işçi değil. Onların asıl amaçları başka. Ben başından beri Türkiye’yi savunduğum için, Mehmetçiğin arkasında durduğum için beni hedef aldılar. Terörü destekleyen gruplar. Bunların saldırısı beni etkilemez.’ Dedi.

Sayın başkan sen de bir şeyler uydur, mesela dış güçler de, ce ha pe zihniyeti de feto de, bunlar gayri milli de, bunlar ihanet şebekesi de, ben başarılı olduğum için beni yıpratmaya hatta ve hatta benim üzerimden hükümetimize, reisimize saldırmak istiyorlar, zayıf düşürmek istiyorlar de…

Bak sayın başkan, kulaklarımızın yeni duyduğu, toplumumuzun varlığından yeni haberdar olduğu ve maalesef olumsuzluklarla gündeme gelen Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonu bile, federasyonla ilgili, alınan verilen madalyalarla ilgili, usulsüzlükler yapıldı gibi haberlerin ardından, ‘Amaçları meşru seçilmiş iktidarları gayrimeşru yöntemlerle, darbelerle devirip, kendi menfaat imparatorluklarını Dünya Siyonizm’iyle işbirliği yaparak kurmaktır’ diyerek kendilerini savunuyorlar.

Sen de de, dünya siyonizmi bizi kıskanıyor, başarılı baro sistemimizi kıskanıyorlar bunun için bana saldırıyorlar, esas dertleri iktidarı darbeyle devirmek de…

Ben de yanınıza geliyordum aslında hem de yürüyerek geliyordum aslında ama ayakkabılarım yeni olduğundan azıcık yürüyünce ayaklarımı vurdu, anıt kabrin yanında geçiyordum oraya giriverdim, de…

De de inandır bizleri…

Yüz verme yumuşak davranma, onca güzel onca lüks araçları bırakıp illâ biz yürüyeceğiz diyen zihniyete…

En azından bunları, yalan bile olsa, söyle de inanalım senin eğilip bükülmez sağlam bir hukuk adamı, hakkaniyetli biri olduğuna!

İstifa mı? Aklının köşesinden bile geçmesin, istifa ederek kimseye kötü örnek olma!

*

Bir Söz: Bir ağaçtan bir milyon kibrit çıkar; bir kibrit, bir milyon ağacı yakar. Anonim

 

28.06.2020

Abdullah HOŞGÖR

Minval News

Haberin Doğru Yolu!